Antrenörler, sporun gerçek bel kemiğidir. Salonun kapılarını sabahın erken saatlerinde açıp herkes gittikten çok sonra kapatan, akşamlarını, hafta sonlarını ve tatillerini parası için değil, ün için değil, sadece bu spora duydukları sevgi için feda eden insanlardır.
Bu işin içinde ihtişam yoktur. Kamera yok, manşet yok, ışık yok… Sadece adanmışlık vardır. Genç sporcuları şekillendirmek için sayısız saat harcarlar; temel teknikleri öğretir, ayak çalışmalarını düzeltir, ellerini yukarıda tutmalarını ve kafalarını dik tutmalarını hatırlatırlar. Kombinasyonlardan önce disiplini, sağ kroşeden önce saygıyı öğretirler.
Birçoğu aldığı ücret için değil, dokunabildikleri hayatlar için bu işi yapar. Başkalarının sorun olarak gördüğü yerde potansiyel görürler. Gençlere yapı, özgüven ve amaç kazandırırlar. Çünkü onlar sadece sporcu yetiştirmez; karakter inşa ederler.
Bir amatör salondan geçmiş herhangi birine sorun, bu antrenörlerin öğrettiği derslerin eldivenler çıktıktan sonra bile yıllarca devam ettiğini söyler. Çünkü onlar hayatları sessizce değiştirir.
Ve bazen tek ödülleri, bir çocuğun biraz daha dik yürüdüğünü, kendine inandığını, beladan uzak durduğunu görmek olur.
İşte bu yüzden antrenörler özeldir…
Spora olan sevgileriyle gençleri sadece iyi sporculara değil, iyi insanlara dönüştürmeye çalışan görünmeyen kahramanlardır.
– Abdulkadir Şahin